rıfat ılgaz

2/11/2009 - Edebiyatımızın koca çınarı: Rıfat Ilgaz

07/07/2007 -Evrensel


Edebiyatımızın koca çınarı: Rıfat Ilgaz

Mustafa Aslan-aslanmustafa2055@gmail.com

Temmuz ayında yitirdiğimiz edebiyatçılardan biri de Rıfat Ilgaz. Koca çınarın eserleri güncelliğini koruyor, bugünü anlamak için de okunması gerekiyor...

Server Tanilli, Rıfat Ilgaz için “Çekinmeden söylemeli de: Nâzım Hikmet’in arkasından, Türkiye’de İnsan Manzaraları’nı Rıfat Ilgaz’dan daha hünerli sürdüren ve zenginleştiren bir başka şair çıkmadı” diyor.
Ilgaz, toplumunun her kesiminin; özellikle de yoksul, emekçi kesimin sesini yapıtlarında duyurdu. Emekçilerin sözcüsü oldu.
Kasnağından fırlayan kayışa / Kaptırdın mı kolunu Alişim! / Daha dün öğle paydosundan önce / Zileli’nin gitti ayakları. / Yazıldı onun raporu: / “İhmalden!” (Alişim, s.47)
Sınıf adlı yapıtının toplatılmasıyla başlayan süreçle birlikte, hapishanede yatmasının sağlığı açısından uygun olmadığı, tedavi görmesi gerektiği doktor raporlarında belgelenmiş olmasına karşın Rıfat Ilgaz, ölümüne hapishanelere atıldı. Bunun en önemli nedenleri arasında Tanilli’nin dediği gibi “Türkiye’de İnsan Manzaraları”nı yazmasıdır, Nâzım Hikmet’ten sonra...
“Sınıfın ozanıyım mimli”
“Bizim kadar Feyzi Hoca da / Yaka silkerdi Kadıoğlu’ndan; / Kime çekmiş derdi bu yezit… /Öyle ya, iyi adamdı babası / Kapısı açıktı otuz Ramazan / Memleketin ileri gelenlerine.” (Sınıf, s.68)
Sınıf adlı şiir kitabı sıkıyönetim kararıyla toplatıldı. Kitabı ancak yirmi beş gün piyasada kalabilmişti. O hemen teslim olmadı. Günlerce kaçak yaşadı. Bu günleri Karartma Geceleri adı altında romanlaştırdı. Sınıf şiiri ile ilgili bilirkişi raporu aynen şöyledir:
”Bir zengin çocuğunun sınıftaki şımarıklık ve zorbalığını tasvir ediyor; bu çocuğun güya iyi adam olan babasının, memleketin yalnız ileri gelenlerine kapısının açık olduğunu ve oğlunun, herkesin başına bela olduğunu ve kendi servetlerine ait öğütlerini diğer çocuklara zorla dinlettiğini ve (…) … beytinde hiç münasebeti olmadığı halde komünistlere mahsus (yoldaş) kelimesini kullanarak zenginlere tarizde bulunduğunu ve aynı zamanda bu yazıda mektep sınıfından bahsederken zengin ve fakir halk arasındaki çelişki ve çelişkiyi belirtmek suretiyle halk, zümre veya sınıflara dil uzattığı” denilerek Rıfat Ilgaz hapis cezasına çarptırılır, öğretmenlikten atılır. O, özellikle cezalandırılır.
Sınıf’tan sonra yayımlanan birçok yapıtı hakkında da soruşturma açılır. Sınıf, ancak 1989’da; 45 yıl sonra yayımlanabilir. Ceza üstüne ceza alır. “Bir ayağı içeride (hapishanede) bir ayağı dışarıdadır” hep. Ama onu hiçbir şey, inandıklarını söylemekten, yazmaktan, savunmaktan alıkoyamaz.
O, yaşamının her alanında direnir. Çünkü o ve onun gibi toplumumuzu ileriye götürecek olanlar; karanlık güçlerce susturulmak, yok edilmek istenmektedir. Bir yandan edebiyat alanındaki tekellere direnirken öte yandan siyasal iktidarların baskısına karşı başını hep dik tutar.
“Bizim dergicilerin, bizim yayınevcilerin, bizim ödülcülerin, bizim eleştirmenlerin, egemen sınıftan çok susturma işinde rolleri olmuştur. Hele edebiyat ticaretiyle uğraşan aydın iş adamlarımızın, yatırımlarını tehlikeye atmamak için kitabı toplanmış, sürülmüş, içeri atılmış yazarlarla, ozanlarla selamı sabahı kesmek, işlerinin başta gelen gereğidir” (Cart Curt, s.122) der; susturulmak istenen sanatçıların üstüne nasıl gidildiğini, nasıl yalnızlaştırıldıklarını anlatmak için...
Nâzım gibi Rıfat Ilgaz da taş duvarları aşarak sesini halkına, dünyaya duyurmayı ustalıkla becermiştir, her şeye karşın!..
Aydın, yazar, şair ve...
Rıfat Ilgaz, sanatla ilgili görüşlerini yazılarında olduğu gibi roman ve öykülerinde de vermiştir. Özellikle Sarı Yazma ve Karartma Geceleri’nde biçim arayışları, içerik, yazar, toplumcu sanat, aydın, işçi sınıfı… vb. konulara değinir, görüşlerini açıklar.
“Bizim getireceğimiz toplumcu sanat, kendi yaşayışımızdan doğacak.” (Karartma Geceleri,s.160)
Yapıtlarında halkın anlayacağı bir dil kullanan, estetik düzeyi yüksek yapıtlar üreten Rıfat Ilgaz, şairin bir görevi olması gerektiğini savunur. Şairin gerçekleri tek başına saptayıp yansıtması, onun için o kadar da önemli değildir. Öyleyse ne yapmalıdır?
“Topluma yeni biçimler vermekte olan işçi sınıfının değiştirici bir bireyi olarak yaşama yeni bir anlam katması, geleceğe güvenini açığa vurması, iyimser bir duyarlık içinde çağının yeni gerçeklerini belirtmesi görevi başlamıştır şairin.” (Rıfat Ilgaz, Militan dergisi, 1976)
Aydın olmak da kolay bir şey değildir. Zor ve sorumluluk ister. Sarı Yazma’da, “Olumlu bir görüşü, davranışı olmalıydı aydının” (agy, s.294) diye belirtir. “Aydın kişi olmanın yerine göre sorumluluğu olduğunu, üzerine görev düştüğünü bu yüzden acımasız olması gerektiğini de bilirsin!” (agy, s.168)
‘Aydın mısın’ adlı şiirinde bu duyguları çok güzel dile getirir.
“…Yollar kesilmiş alanlar sarılmış / Tel örgüler çevirmiş yöreni / Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende / Benden geçti mi demek istiyorsun / Aç iki kolunu iki yana / Korkuluk ol (Aydın mısın, s.245)
Rıfat Ilgaz, emperyalizmi halkları birbirine kırdıran bir düşman olarak görür. Onun önemi, bugün bir kat daha artmaktadır; ABD’nin bölgemizde halklar boğazlaşması yaratarak Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi’ni uygulamaya çalıştığı günümüzde, yapıtları tekrar tekrar okunmalıdır.
Yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı Sarı Yazma’da, emperyalistlerin kışkırtmalarına kadar kardeşçe yaşayan halkların birbirini nasıl boğazladıklarını anlatır.
“En güzel uçurtmaları yapan Rum çocuklarının evlerinin önünden geçiyoruz. Çeşme olduğu gibi duruyor, o günlerin kaynağından beslenir gibi… Uçurtmanın ipliğini boyattığım Sotiri, kim bilir nerelerde geçim derdinde?.. Ah bu halkları, çocukları, büyükleri düşman edip birbirlerinden koparanlar... Eğer İngiliz bezirganları, denizaşırı alışverişlerin kazançlarıyla öylesine beslenip büyümeseydiler…” (agy, s.51)
2 Temmuz 1993 Sivas, Madımak Katliamı, Rıfat Ilgaz’ın yüreğinde derin yara açar. ABD’nin ılımlı İslam politikasına bağlı olarak uygulanan senaryonun bir parçası olarak görür bu katliamı. Yüreği daha fazla dayanamaz, 37 canın aramızdan ayrılmasına. Aynı yılın 7 Temmuz’unda aramızdan ayrılır.
Rıfat Ilgaz, ayakları ülkemiz topraklarına sağlam basan, edebiyatımızda yaşamı ve yapıtları birbirine uyan ender kişilerden biridir. Yapıtları asıl şimdi yeniden okunmalıdır. Daha güzel bir gelecek için, Rıfat Ilgaz’ın yapıtları bize yol gösterecektir. Kaynakça Rıfat Ilgaz, Bütün Şiirleri (1927-1991) , Çınar Yayınları,2002-İstanbul Rıfat Ilgaz, Sınıf, Çınar Yayınları, 2000-İstanbul Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri, Çınar Yayınları, 2004- İstanbul Rıfat Ilgaz, Cart Curt, Çınar Yayınları, 1997-İstanbul Rıfat Ilgaz, Yokuş Yukarı (Babıali Anıları), Çınar Yayınları, 1996- İstanbul Rıfat Ilgaz, Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra, (Gözaltı Anıları) Çınar Yayınları,1998-İstanbul Rıfat Ilgaz, Sarı Yazma, Çınar Yayınları, 2005-İstanbul Asım Bezirci, Rıfat Ilgaz, Çınar Yayınları,1997-İstanbul Aydın Ilgaz, Sınıf’ın Efsanesi, Çınar Yayınları, 2004-İstanbul
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

2/11/2009 - "sınıf"ımızın şiiri 65 yaşında - mustafa aslan

                            

 

1940 Kuşağının toplumcu gerçekçi ozan/yazarlarından Rıfat Ilgaz’ın, ilk baskısı 1944’de yapılan “Sınıf “ adlı şiir kitabı 65 yaşında. 
 

Kolay gelmedi bu yaşa  “Sınıf”. Yalnızca zamanın acımasızlığına direnmek yetmiyor, yazınsal olarak güçlü olsa da... Yapıtı, şairiyle birlikte halkımız nice kazalardan, belalardan baskılardan, işkencelerden sonra bugünlere getirdi. Oğlu Aydın Ilgaz  “Sınıf”ın toplatılma nedenini, “Devrim Kitabevi tarafından basılan kitap hakkında, adının Sınıf, kapağının kırmızı olması nedeniyle toplatılma kararı çıkartılmıştı.” diye açıklar. (Aydın Ilgaz, Sınıfın Efsanesi, s. 10)

 

Öğünülecek şiirler 

“Sınıf”ta yer alan şiirler için Pertev Naili Boratav, “Bunlar Türk şiirinin öğüneceği parçalardır” der. Yaşamının değişik dönemlerinde beş buçuk yıl tutuklu kalan, her baskı döneminde ilk gözaltına alınıp sorgulananlardan birisi olan Rıfat Ilgaz’ın “Sınıf” adlı şiir kitabı yayımlandığında toplatılarak şairi hakkında da soruşturma açılır. “Karartma Geceleri”nin kahramanı Mustafa Ural’ın da “Sınıf” adlı şiir kitabı toplatılır.

Dönemin şiirine göre farklılıklar ve yenilikler içeren yapıtın adı o yıllarda hemen dikkatleri üzerine toplar. 

II. Paylaşım Savaşı 

“Sınıf”ta yer alan şiirler bir yanıyla siyasal tarihimizin bir aynası niteliğindedir. Rıfat Ilgaz’ın “Karartma Geceleri” adlı romanıyla ortak izleği taşıyan II. Paylaşım Savaşı yıllarını anlatan şiirlerini görüyoruz. Karaborsa, kıtlık yıllarını en açık biçimde “Remzi” adlı şiirinde gözler önüne seren Rıfat Ilgaz, diğer şiirlerinde de, 1940’lı yıllara ilişkin önemli ayrıntılara vurgu yapıyor. 

“Çocuklarım” ve yapıta adını veren şiirden ayrı düşünemeyeceğimiz” şiirinde Ilgaz öğrencilerinden Remzi’yi anlatmaktadır. 

“…

Bulgarya’dan gelen kömür motorlarının

Yanaştığını Kumkapı’ya.

Etin iki lirayı aştığı  günlerde

Kulağına kar suyu kaçan toriklerin

Karaya vurduğunu. “   (Remzi, s.38 )

Sınıf’ının sesi  

Yaşamı boyunca özgürlük ve aydınlanma mücadelesi veren Rıfat Ilgaz, yüreği işçi sınıfı  için atan önemli şairlerimizden biridir. Bunun en önemli göstergesi de ortaya koyduğu ürünlerdir. “Sınıf” adlı şiir kitabında yer alan ürünlerinin tamamı, emekçi ve yoksullara ilişkindir. Varsılları, karnı tok sırtı pekleri anlattığı şiirleri ise toplumsal uçurumu, sınıfsal çelişkiyi okura daha iyi duyumsatacak şiirlerdir. Ilgaz’ın şiirlerinin her dizesinde sıradan, yoksul, emekçi insanların sesi vardır. 

“-Aç kalmasın da sırtımız

Giyinmek bizim için değil…

Bütün zorumuz boğazdan, hasretiz bol sirkeli salataya

Henüz girmedi mutfağımızdan içeri

Ayşekadın…

Dilimiz bağlı geçiyoruz manavların önünden” 

(Vapur İskelesinde, s.49) 

Çocuklar ve gençler 

Rıfat Ilgaz’ın çocuklar ve gençler için yazdığı şiirlerle de karşılaşıyoruz. “Okutma Üzerine” adlı şiirinde, “SINIF’ın ozanıyım mimli,/ Hababam Sınıfı’nın yazarıyım ünlü./Kim ne derse desin, / Çocuklar için yazdım hep…” diyerek çocuklar için yazdığını söyler.  

Rıfat Ilgaz’ın çocuklar ve gençler için yazdığı şiirler Çınar Yayınları  tarafından “Durmak Yok” adıyla kitaplaştırıldı. Bu seçkide de “Sınıf”da yer alan şiirlerin öne çıktığını görüyoruz. 

“Çocuklarım,” “Remzi,” “Sınıf” ve “Hürsün” şiirlerinde eğitim sistemimize ilişkin eleştiriler de bulunurken çocukların durumlarını da gözler önüne sermektedir. Tatlı bir insan sıcaklığı vardır bu şiirlerde. Bir öğretmenin ağzından yazılanlarda öğrencilerini çocuğu gibi görür. Bu yüzden şiirlerinden birinin adı “Çocuklarım”dır. Bu şiirinde çalışan çocukları 1940’lı yıllarda şiirine taşıyan Rıfat Ilgaz, bir öğretmenin nasıl olması gerektiğinin imlerini vermenin yanında günlük yaşamda işe yaramayacak bilgileri çocuklara yükleyen eğitim sistemini de eleştirmektedir. 

“…

Karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta,

çevresini ölçtük dünyanın,

hesapladık yıldızların uzaklığını,

Orta Asya’dan konuştuk laf kıtlığın da. “

(Çocuklarım, s.36) 

Gençlere ilişkin şiirleri de sımsıcak sevgi dolu, acımadan da öte bir durum saptamasıdır ama aydınlık günlerin ışığı gibidir, bu şiirleri. “Şubeye Doğru,” “Sayfiye,” “Altın Bilezik,” “Karadayı’ya Mektup,” “Besleme” …  gençlere ilişkin şiirlerdir.  

Örneğin: “Sayfiye” şiirinde… “Yokuş Yukarı” adlı anı kitabında Niyazi Akıncıoğlu’nun sözünü ettiği bir konudan esinlenerek yazdığını belirttiği “Sayfiye” şiiri Alişim’le izlek açısından bezerlikler gösterir. İş kazası sonucu elini, kolunu, bacağını yitiren çocukların, gençlerin ruhsal durumlarının izlerini de görebileceğimiz bir şiirdir. Bacağını iş kazasında yitirdiğinden geçimini dilencilik yaparak sağlayan birinin duygularını özlemlerini bir söyleşi havasında sunar okura, Ilgaz. 

Rıfat Ilgaz’ın “Sınıf” adlı yapıtı zamana ve her türlü yok etme politikalarına karşı direnip 65 yaşında sapasağlam ayakta duran şiirlerden oluşan bir kitap. 

Kaynakça: 

Rıfat Ilgaz, Sınıf, (Şiir) 7. Basım: Mart 2000, Çınar Yayınları, İstanbul

Rıfat Ilgaz, Yokuş Yukarı, (Anı) 5.Basım:Ekim 2006, Çınar Yayınları, İstanbul

Rıfat Ilgaz, Karatma Geceleri, (Roman) 18.Basım: Ocak 2008, Çınar Yayınları, İstanbul

Rıfat Ilgaz, Durmak Yok, (Gençler ve çocuklar için şiirler) I.Basım:Eylül 2009, Çınar Yayınları, İstanbul

Aydın Ilgaz, Sınıfın Efsanesi, I.Basım:Mayıs 2004-İstanbul

Pertev Naili Boratav, Folklor ve Edebiyat, Adam Yayınları, 1982-İstanbul

 Evrensel Kitap, 31.10.2099

 

http://yazarmustafaaslang.tr.gg

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

25/12/2008 - Mustafa Aslan'ın Rıfat Ilgaz'ın anı ve deneme kitaplarıy



kirk.jpg
kirk.jpg 



nerde kalmistik.jpg
 

©  Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

25/12/2008 - Rıfat Ilgaz'ın çocuk kitaplarıyla ilgili Mustafa Aslan'ı










































©  Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.







yok YorumYorum yaz!Bağlantı

25/12/2008 - yabancı dillerde rıfat ılgaz





yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

mustafa aslan'ın rıfat ılgaz'la ilgili yazıları

Kategoriler

Arkadaşlarım